Podcast 001 – 16 Temmuz 2019

Düzensiz aralıklarla hazırlayacağım podcast yayınlarının ilkine hoş geldiniz. Videolu içerik üretmenin bazı sorunlar yüzünden zorlaştığını fark ettiğimden beri kendi kendime neden görüntü için kastığımı sorgulamaya başladım,doğrudan podcast olarak işi yürütebileceğimi tekrar aklıma getirdim. İşin aslı tavandan duvardan yansıtmalı şekilde kullanabileceğim çok fazla ışık ekipmanım yok, doğrudan ışık kullanınca da gözlerim maalesef fener tutulmuş bıldırcın gibi oluyor. Bu nedenle yalnızca sesimi duyduğunuz ama konu değiştikçe sabit şablondaki görüntüsü değişen bir podcast fikri fena gelmemeye başladı.

İçerik ne olacak?

İlk podcast olduğundan birazcık da içerikten bahsedeyim. Yalnızca teknoloji anlattığım zamanları hatırlayanlar olacaktır. Bu defa gündeme dair bana dokunan şeylerden bahsedeceğim. Bunun bir kısmı elbette işimi de sürdürdüğüm sektörle ilgili olabilir. Bununla beraber çalıştığım kurumun rakipleriyle ilgili olarak bir şey söylemem mümkün değil. Araya reklam alır gibi kendi kurumumdan bahsedebilirim. Konu kendi hayatım ve gördüğüm şeyler odaklı olunca çok fazla ilgi çekmeyebilir; influensığır egosuyla gezmiyorum en nihayetinde.

Genel düzenle ilgili olarak bir fikrim yok ve kimseye bir şey söz vermek istemiyorum. İş yoğunluğuma göre bu podcastlerin yayımlanma aralığı değişebilir. Beraber göreceğiz. İleriki dönemlerde belki sizlerden gelen soruları da cevaplayabilirim. Bu formatı severseniz canlı yayın yapmam da mümkün. Malumunuz bu konuda biraz, amiyane tabirle, kaşarlandım. Evvelki işimde haftada üç gün canlı yayın yapıyordum.

AMD Ryzen 3000 ve Radeon 5700

Gelelim bu yayının konularına. Önceliği izninizle, belki üç aydır sabah akşam kendileriyle yatıp kalktığımız, AMD’nin yeni nesil işlemci ve ekran kartı ailesine veriyorum. İç ve dış basında çok fazla yankı bulan Zen 2 çekirdekli Ryzen 3000 serisi işlemciler ve RDNA mimarisinin bir prototipi gibi değerlendirilebilecek Radeon 5700 ekran kartları yeni bir dönemi temsil ediyor. Dünyada ilk defa bir son kullanıcı platformu PCI Express 4.0 teknolojisine kavuşuyor. Zamanında çoklu çekirdekte, 64 bit işletim sistemine kesintisiz geçiş yapmamızı sağlayan x86-64 komut seti ve işlemci mimarisinde, bellek ve yüksek performanslı veri yollarının doğrudan işlemciye bağlanmasında sektörün öncüsü olan AMD burada da uzmanlığını konuşturdu diyebiliriz. Şu an için PCI Express 4.0’ın etkisini NVMe depolama sistemlerinde ve sistem yongası üzerinden bağlı ekipmanların sistemle olan iletişiminde göreceğiz. Ekran kartları konusunda her ne kadar Radeon 5700 ve 5700XT modellerinde PCIe 4.0 desteği olsa da o kadar bant genişliği şimdilik 8K video işlerken bir avantaj sağlıyor.

İşlemci tarafında AMD Ryzen 7 3700X serinin orta seviye işlemcisi olsa da testlere göre rakibin en üst seviye işlemcisini yer yer zorluyor, bazı yüklerde ise mağdur ediyor. Radeon 5700 modelleri ise yenilenen mimarinin getirileri sayesinde kendisinden çok daha pahalı şekilde duyurulan yeni über rakip kartlara kafa tutuyor. Ryzen testleri konusunda ben bu içeriği hazırlarken Technopat’tan Recep Baltaş ve Ali Güngör ile Donanım Arşivi’nden Abdullah Hacıgül birer test videosu yayınlamıştı. Technopat’ın videosunda orta seviye AMD işlemciyle üst seviye rakibinin kıyaslamasını görebilirsiniz. Donanım Arşivi videosunda ise işlemcilerin performansının iyiliği kadar kutudan çıkan soğutucunun da ne kadar iyi olduğunu görmeniz mümkün.

15 Temmuz

Memleket gündeminde ise son üç yıldır olduğu gibi 15 Temmuz var. Farklı isimlerle bu günü sanki güzel bir şeylerin yıldönümüymüş gibi gösterip kendi yediği naneleri gizlemeye çalışanların reklamlarla, toplantılarla, yürüyüşlerle ülkenin yaşadığı en garip günlerden birisini andığı gündeyiz. Ülkemizdeki siyasi durumun sade vatandaşın hak ve özgürlüklerini gasp etmek yönünde evrilmesi için payanda yapılan melun olayın yıl dönümünde hâlâ Meclis’te bir tane “15 Temmuz derinlemesine araştırılsın” teklifi değerlendirilmiş değil. Kimlerin oylarıyla bu araştırmaların reddedildiği elbette kayıtlarda mevcut, ben isimlerini anmayayım yaptığım işin bereketi kaçmasın. Meclis Araştırma Komisyonu kurulursa cin şişeden çıkar, şu sıralarda vatandaşı bilumum saçmalıklarla dizginlemeye çalışan yandaş medya bile bu işin önünü alamaz. Düşünsenize onlarca sıkıntıyı gözler önüne seren Sayıştay raporları bile bu garabet tarafından zor sumen altı edildi, Komisyon işi olursa sosyal medya başta olmak üzere internetin büyük kısmını kapatmak zorunda kalabilirler.
Hep dediğimiz gibi dün kol kola gezdikleri kişileri içine düştükleri güç mücadelesinde bugün silahlı terör örgütü ilan edenlerin sözüne güven olmaz. Din üzerinden referansını alan hiçbir yönetim şekli veya fikrî yapı bilimin yanında esamesi okunabilecek şeyler değildir. Benim bu tür şarlatanlıklara karşı duruşum bellidir. Şöyle özetleyeyim:

“Dünyada her şey için; medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşid ilimdir, fendir. İlmin ve fennin haricinde mürşid aramak gaflettir, cehalettir, dalâlettir.”

Bu sözlerin sahibi olan Atatürk aynı zamanda mürşid sözcüğünün hangi anlamlarda kullanıldığını da çok iyi biliyordu. Bugünkü Türkçe ile anlamıyoruz belki ama irşad fiili yol göstermek anlamına gelir, mürşid ise yol gösterici; bugüne kadar gelmiş geçmiş her peygamber kendisi ve varsa yanında getirdiği (veya kendisine nüzul eden) yazılı belgelerin mürşid olduğunu iddia etti. Sonrasında gelip de çok fazla ciddiye alınmayan veya tedavi edilen potansiyel temsilciler nedeniyle vahiy işin sonlandı. Bu defa irşad etme iddiasıyla devreye tarikatlar girdi; genel kabul görmüş dinlerin kendi yorumlarını şeyhten müride aktararak geldiler. Bu sözde mürşidlerin yolundan gidenlerin ülkemizi ve aslında üçüncü dünya ülkelerine baktığımızda, kendi ülkelerini soktukları hâli görünce insan ister istemez Mustafa Kemâl Atatürk’ü tekrar saygı ve özlemle anıyor.

Hava durumları

Son birkaç gündür hava şartlarının inanılmaz şekilde olumsuz, en azından kendilerinden geriye ne kaldığını bilmediğimiz mevsim normallerine kıyasla olumsuz şekilde seyretmesi insanları eve tıktı. Ben şu an bu podcast’i bir kahvecide hazırlıyorum velâkin evime yakın diye geldim. Aksi takdirde iki adımlık tabir edilecek yolda bile lüzumsuz miktarlarda ıslanmak işten değil.

İnsanların genelde şikâyeti bu ne yahu sonbahar geldi yaz ortasında oluyor. Şimdi, hak vermek lazım bu şikâyet edilebilecek bir nokta. İşin kötü tarafı bu aynı zamanda mevsim değişikliklerini de bize etkili biçimde gösteren bir şey. Hava sıcaklığı bilgisine baktığınızda gün içinde 20 derece civarında gezindiğini görüyorsunuz, geceleri kapı cam açık yatarsanız sabaha konuşamadığınızı fark edeceğiniz kadar soğuk oluyor.

Sanırım fosil yakıt için savaşlara giden insanlık için kendi kendine ettiği ve edeceği eziyet daha yeni başlıyor. Bu kadar nüfusu verimsiz besin kaynaklarıyla beslemeye çalışmak, verimli ama zararlı metotlarla taşımak için uğramak bu durumları daha da kötü hâle getirmekten başka bir şeye yaramayacak. İşin kötüsü artık bu çıkarımları yapmak için gereken gözlemleri gerçekleştirmek çok da fazla uzmanlık gerektirmemeye başladı. Bu değişikliklerin etkilerini her yerde bireysel gözlemle fark edebiliyoruz. Anekdotun çoğulunun veri olmadığını anımsatarak kendimden bir örnek vereyim. Geçtiğimiz bayramda Kuzey Ege’de, Midilli adasının karşısında bir yerlerdeydim. Kalp takibi açısından sürekli nabız ölçen bir insan olarak nabzımın tatil boyunca dakikada 10 atım düşük seyrettiğini fark ettim. Yeme içme veya hareket alışkanlıklarımda çok da fazla bir değişim yoktu.

Türk Lirası ve ekonomi

Ülkemizin para birimi geçen seneki din adamı krizinden sonra çıktığı yerlerden aşağıya inse de son günlerde fantastik beyan ve görevden almalarla yine yükseltilmeye çalışılıyor. En azından yapılan işlere dışarıdan bakan birisi “Türk lirasının değerini düşürmeye çalışıyorlar” diye düşünür.
Şimdi sattığı tüm ürünleri yabancı paraya endeksli bir şirkette çalışırken bu tür değişimler elbette gözümüzü korkutuyor. Fiyat kararlılığı açısından bakınca düzenlediğiniz kampanyalar vesaire kanunen Türk Lirası cinsinden olması gerekirken kampanya başladığındaki fiyat garantileri oynak kur nedeniyle kısa süreli oluyor. Zaten açıklananla gerçekte olan enflasyon arasındaki uçuğum bile ülkenin durumunu anlatmaya yetiyor sanki. Geçenlerde bir tivite rastladım; mevsimi gelince ucuzlar denilen meyvelerin bir kısmı mevsimlerini kilosu on beş liradan kapadı şeklinde. Fiyat bilgisi ne kadar ürün için geçerli emin değilim velâkin kendi aldığım sebze veya meyve neredeyse yıl boyu seradan çıkma fiyatlardaydı. Sürekli kullandığım taksi, dolmuş, minibüs ve diğer toplu taşıma hizmetlerinde ise bir fiyat değişimi yok. Bunu garipsediğim doğrudur.

Sinemia kapandı

Uzun süredir işlemeyen ve gördüğümüz kadarıyla Amerika macerası da çok verimli geçmeyen ekonomik sinema bileti edinme hizmeti Sinemia resmi olarak kapandı. Uzun süredir müşterilerine biletleme konusunda sorunlar yaşatan Sinemia’nın resmi yayın organları tabir edebileceğimiz yer veya yerlerde çıkan haberlerine göre kapanmasının sebebi yeni sinema kanunuymuş.

Çok ikna edici oldu. Kesinlikle. Evet, çok haklısınız. Aman müteşebbislere zeval gelmesin, yatırımcıların ismi lekelenmesin. Umarım bu iş basit bir halkla ilişkiler operasyonuyla örtbas edilmez de müşterileri konunun devamını mahkemede getirir.

Facebook ve Resimdeki Gözyaşları

Facebook’a yüklenen fotoğrafların arka planda Resimdeki Gözyaşları şarkısını çaldığı… şaka şaka, içlerine benzersiz takip kodu eklendiğini biliyor muydunuz? Yıllardır Facebook kullanmayan birisi olarak beni doğrudan ilgilendirmiyor velâkin az da olsa Facebook ekosisteminde bulunan Instagram’da vakit geçiren, mecburiyetten WhatsApp kullanan birisi olarak bu durum beni biraz endişelendiriyor.

Edin Jusupovic isimli güvenli araştırmacısının attığı tivitte görüldüğü üzere görsellerin içinde özel bir IPTC bilgi kısmı eklenerek dosyanın bir anlamda parmak izi çıkartılmış oluyor. Bu görselin baka bir yere yüklenmesi, görülmesi halinde Facebook için arada bağ kuracak yeni veri elde edilebilir. Olağan şartlarda fikrî mülkiyeti korumak için yapılmıştır diye geçiştirebileceğimiz bir şeyi Facebook yapınca insan ister istemez işkilleniyor.

Son

Bu ilk podcast denememe burada son verirken dinlediğiniz ve sabrettiğiniz için teşekkür ederim.

Görüşmek dileğiyle şen ve esen kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>